Ana Sayfa
İletişim
PROGRAMLAR
MUZIK KURDI U TIRKI
FILM KURDI U TIRKI
KÜRDISTAN TARIHI
SITE KURDI U MUZIKA KURDI
SEHIT ALBUMU
kürt site portlari
FILM ZINDE
CEMIL E CETO HAYATI
almanca vatandaslik kurs testi
tahir eren in yazilari
 

CEMIL E CETO HAYATI

CEMIL E CETO HAYATI

Özeleştiri
Kimlik-Kimlikler yazısı ilk olarak 20 Haziran 2007  de peyamaazadi’de yayımlanmıştı. Bu yazıda geçen Bişare Çeto anlatımıyla ilgili olarak birkaç yerden hatırlatma yapıldı ve eleştiri aldım. Bunlar haklı hatırlatmalar, haklı eleştirilerdi. Doğruya yakın anlatım şöyledir:
Bişar Çeto ve Cemil Çeto kardeştir.  Çeto’nun oğullarıdır.  Bişar Çeto,  Birinci Dünya Savaşı yıllarında,1914 de, Osmanlı Ordusu saflarında, milis olarak,  İran cephesinde savaşırken yaşamını yitirmiştir. Küçük kardeş Cemil Çeto ise,  1926 da idam edilmiştir.  Cemil Çeto 1925’deki Kürt ayaklanmasına katılmamıştır.  Devlet yanlısı tutumuna rağmen idam edilmiştir. Söz konusu edilen sözü de, idamdan önce, Cemil Çeto söylemiştir.  Söz, “Cemile Çeto, ji kere da keto” şeklindedir.  Cemile Çeto bu sözü, Kürt ayaklanmasına katıla ve bundan dolayı idam hükmü alan bir yurtseverle konuşması, tartışması sırasında söylemiştir.  Sözün “attan düşme, eşeğe binme”  gibi  bir anlamı yoktur. Cemil Çeto kendisine çok ağır bir sitem yapmaktadır. Bu sözün, “eşek adamlarız, eşekten doğduk” gibi bir anlamı vardır. Cemile Çeto,  “Ben Cemile Çeto, ne de ahmakmışım, nasıl da akıl edememişim, nasıl da yanılmışım, ne de eşek mişim!” duyguları içinde ah- vah etmektedir.
1971’de, Diyarbakır’daki sıkıyönetim tutukevinde, Cemil Akgül isimli bir arkadaşla tanışmıştım.  Cemil Akgül o zaman Kurtalan belediye başkanıydı.  Profesör Turhan Feyzioğlu’nun Güven Partisi saflarında politika yapıyordu.  Cemil Akgül, babası  Çeto’yla birlikte yargılanıyordu.  Cemil Akgül’ün babası Çeto ise,  1926 da idam edilen Cemil Çeto’nun oğluydu.  Dikkat edilirse, burada, dört nesil Cemil’den, Cemil Çeto’dan söz edildi.
Çeto’ların Garzan’a, 19. yüzyılın ikinci yarısında,  Muş taraflarından geldikleri söylenmektedir. O zaman aşiretin göçebe bir yaşamı vardı.  1914 de yaşamını yitiren Bişar Çeto’nun ve 1926 da idam edilen Cemil Çeto’nun babalarının isminin Çeto olduğunu belirtmiştim.  Çeto’nun babasının isminin İskan, İskan’ın babasının isminin de Kasım olduğu söylenmektedir. (Bu açıklamalarından dolayı kendisi de Garzanlı olan  tarih ve toplum araştırmacısı  Şakir Epözdemir’e  teşekkür… Sadullah  Hoca’ya  ve Bişare Çeto’nun torunu Azad Akgül’e teşekkür…  “Cemile Çeto  ji kere da keto” sözünü yorumlayan Roşan’Lezgin’e  teşekkür…)
19. yüzyılın ikinci yarısı… Kürdistan’da, mirliklerin birer  birer çöktüğü, şeyhlerin egemen olmaya başladığı, ağaların, mirlerden  kalan topraklara el koymaya, güç kazanmaya başladığı bir dönem, yeni bir dönem…
İsmail Beşikçi
6 Mayıs 2008

 
Cemil Çeto Olayı
 
Cemil Çeto Olayı

 

 

Cemil Çeto Olayı (2 Ekim-l5 Kasım 1920)

Mondros Ateşkesi'nden sonra Doğu Anadolu'da Kürtçülük çalışmaları gösterenler olmuştu. Bir yandan İngilizler bunu kışkırtmış, bir yandan da bazı aşiret reisleri de bu yolda çalışmışlardı. Şeriatın kaldırılmak istendiği ileri sürülerek kışkırtıcılık yapılırken, Kürtçülük propagandaları da etkili oluyordu. Fakat yine de büyük bir çoğunluk bunlara kapılmadı. 1920 Mayıs ayında Hıdranlı Aşireti Reisi Hüseyin Paşa Garzan çevresinde "Kürt Teali Derneği"nin bir beyannamesini dağıttı. Bu beyannamede, İtilaf Devletleri'nin Kuva-yı Milliye'yi dağıtacağı ve bir Kürdistan kurulacağı belirtiliyor, silahlanarak, hazırlıklı bulunulması isteniyordu. Hüseyin Paşa'yı misafir eden Bahtiyar Aşireti Reisi Cemil Çeto, başka aşiretleri de Kürtçülük için kışkırtarak Garzan yöresinde güçlenmeye başladı. Reşkotan aşiretini de kendi yanına çekmek istedi ve hatta kendisine katılmazlarsa zarar görecekleri biçiminde tehdit etti. Fakat Reşkotan Reisi bu tehdide aldırmadı ve Hükümete sadık kaldı. Cemil Çeto harekete geçtiyse de,askeri birliklerin önlemleri karşısında dağıldılar ve Cemil Çeto 4 oğlu ile 7 Haziran 1920'de teslim oldu

 

 

.:.  Garzan’da Cemil Çeto Beye  .:.

 

Erzurum, 13 Ağustos 1919

 

... Ateşkes Antlaşmasından sonra İtilaf Devletleri, devlet ve ulusumuzun haklarına hiçbir zaman uymayıp ülkemizi ve Doğu İllerimizi Ermenilere vermek, Batı illerimizden İzmir gibi en bayındır yerleri Rumlara armağan etmek, Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum hükümeti kurmak çabalarına düştüler. Bir yandan da İngilizler, Diyarbakır ve çevresi halkını kandırarak türlü türlü yönler vermeye kalkıştılar.

...

... Anadolu ve Rumeli’nin bütün illerinde Müdafaa-i Hukuk dernekleri kurulmuştur. Doğu Anadolu illeri ve bağımsız sancakları delegelerinden oluşmak üzere Erzurum’da bir kongre yapıldı. Böylece bütün Doğu Anadolu halkı birleşti. ...

Birkaç güne dek Anadolu ve Rumeli illerinden oluşmak üzere Sivas’ta genel bir kongre toplanacaktır. Böylelikle de bütün ulus birlik olarak haklarını savunacak duruma gelecektir. ...

... Çalışma ve çabalarınızla o yörede örgütün sunduğum tüzüğüne uygun olarak en kısa sürede kurulacağına ve İngilizlerin ulusumuzu parçalamaya ve ülkemizi Ermeni ayakları altında çiğnetmeye yönelik entrikalarına olanak verilmeyeceğine inanıyorum.

...

Mustafa Kemal



 

Bugün 4 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=